• 08 Eylül 2019, Pazar 9:48
DenizTalipoğlu

Deniz Talipoğlu

Otuz iki...

Atımı alıp eski bir kasaba yoluna gireceğim ve artık gidemeyene kadar süreceğim… Old town road- Billy Ray Cyrus benim 31 yaşına veda ediş şarkım olsun. Çünkü 32 geliyor ve ben atımı ona doğru sürmeye hazırım, bilinmez 32 hoş geldin! Hep başkalarıyla röportajlar yaptım, herkesi bir şekilde didikledim ve anlattım. (Şüphesiz ki söylediklerinden farklı tek bir kelime yazmadım.) Peki, kimdir Deniz Talipoğlu? Öncelikle kendisi dünyaya Deniz Dinçer olarak geldi, klasik gri Ankara’nın memur ailelerinden birinin en küçük ferdi oldu. Küçük oluşundan mıdır nedir, enerjisi tükenmek bilmiyor. Sabaha karşı 4’te yatar, sabah 8’de hiçbir şey olmamış gibi uyanır. (Hiçbir şeyleri yazamadım, sansürlü. Çiçek koyun siz sansürlerime.) Kendisini beş sene sonra hiçbir yerde görmüyor, çünkü bugünün aklıyla yarını planlamayı hiç sevmez. O yüzden kimse tam olarak ne iş yaptığını çözemedi. (Minik bir aile firmaları var, prodüksiyon yapıyor. Kaçakçı gibi meslek gizlemenin anlamı yok.) İşimi bağıra bağıra her yerde anlatmaktan hoşlanmadığım için çoğunuz bilmiyorsunuz, hoş bilseniz ne yapacaksınız orasını da ben bilmiyorum. Memlekette herkes özgeçmiş bankası, kariyer planlama uzmanı ya da insan kaynakları müdürü, bir rahat bırakın kariyer planlarımızı! Evet, bazılarını bildiğiniz reklam kampanyalarında metin yazarlığı yaptım, çoğu kurumsal belgeselin ve tanıtım filmlerinin çevirilerini yaptım, röportajlarını yaptım. Hobi olarak yerel ve ulusal basında yazılarımı yayımlattım. Çünkü yazarak para kazanırsam içimdekileri tam dökememekten korkuyorum. (Kaç para alıyorsun köşelerden diyen tayfaya gelsin. Ha yazdıklarımın sizin gözünüzde bir maddi değeri varsa üzülerek söylüyorum bütçeniz yetmez, çünkü bu özgürlüğü satabileceğim bir bedel yok.) Böyle laf sokarak 32 yaşına geldim, buna vesile olan tüm kitaplarıma ve izlediğim tüm yayınlara sonsuz teşekkür ediyorum. Beni sizler bugünlere getirdiniz. Eğer annemden gizli gizli geceleri kalkıp, Parliament Sinema Kulübü ya da Tayfun Talipoğlu Bamteli izlemeseydim bugün bu kadar iyi bir gözüm olamayacaktı. Sevgili Dost Kitabevi, evet sen benim en iyi dostumsun, Dostkart için binlerce kez teşekkür ederim. Seni de unutamam Gülhan’ın Galaksi Rehberi dünyanın bin bir türlü hali varmış cidden... Bugün, yaşadıkları aile faciası sosyeteden de Müge Anlı’ya haber çıkar dedirtse de Oflaz ailesi MTV, Number One ve en önemlisi Nickelodeon için sizlere de teşekkür ediyorum. Bön bön baktığınız onca global esprinin kökeni işte taa 8-9 yaşında izlediğim TV Showlarından geliyor. Canım Red Hot Chili Peppers, canım Linkin Park, canım, canlarım… Ne güzel bir müzik zevkim oldu sayenizde. Edebiyat, sinema, müzik bu tamam da peki hiç mi insan görmedi bu Deniz? Neler gördü bu gözler, ne bit yavruları, ne pireler, neler ama neler? Son 32 yılda gördüğüm insan tiplerini, yaratan ben olsam mümkün değil başaramazdım. Sırf bu çeşitlilik için bile imana gelir insan. Bir de kötü hallerimizin şerrinden korunmak için. Okuyanlar bilir ben iyi insan, kötü insan diye ayırmam. İnsan insandır, iyi anları ve kötü anları değerlendirilmelidir. Bana kötü yanlarını gösteren bir yavrucak, sizi çok mutlu edebilir. Lafı toplamak gerekirse bu kaotik çeşitliliğin arasında en çok sabretmeyi öğrendim. Ki bence en zayıf yönüm sabretmekti. Fazla realist olmam hasebiyle çoğu zaman çok yanlış anlaşılırım ama inanın bunu bilinçli yapmıyorum. Gereksiz duyarlı olmaktan çok korkarım, çünkü insan neye ne kadar çok vurgu yapıyorsa onun fukarasıdır. Peki ne oldu? Nasıl bir insan oldu tüm bunlarla? Hiç mi başka bir şey yapmadı? Başta da dediği gibi atını sürmeyi çok sever, iyi at biner yani… Sporu sosyal medya için yapmadığımız günlerde iyi de yüzerdi, iyi de badminton oynardı. Yüzerek 31 yaşından uzaklaşamayacağı ya da raketle kovalayamayacağı için yine atı tercih etti. Havalı bir çıkış yapmayı çok sever. Münakaşa sevmez, lafını söyler gider, pasif agresif fakat bir o kadar iyi bir okuyucu, yardımsever ve vicdanlı olduğu bir 31 senenin sonunda yeni yaşını karşılamaya o kadar hazırlıksız ki, lütfen bu senesi çok iyi geçsin istiyor. Bilin ki kırgınsa öfkeli oluyor, mutluysa sessiz. Son günlerdeki sessizliğinin sebebi de yeni yaşını mutlu karşılama arzusundandı, yazılarına o yüzden ara verdi ve artık sessizliğini hayatının felsefesi yapmaya karar verdiği bir günde öfkesinde de susmayı öğrenerek bir yaşına giriyor. Deniz bir yıl daha yaşlanıyor, öğrenerek, gelişerek ve sakinleşerek. Bu süreçte kendisine katkıda bulunmak isteyen her kişi, kurum ve kuruluşa da şimdiden teşekkürlerini sunarak tekrar ediyor. Hoş geldin 32!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık