Burhan Sakallı

  • 04 Ocak 2019, Cuma 23:19
DenizTalipoğlu

Deniz Talipoğlu

Gece Kuşu

Gece hayatına kendini kaptıran ve deli gibi eğlenebilen insanlara hayranım. Benim gibi kontrol bağımlısı, ertesi günü hatta beş sene sonrasını planlayan bir insana göre olmayan gece eğlenceleri belli bir sürenin sonunda işkenceye dönüşüyor. Ne kadar rahatlarsam o kadar saçmalarım korkusuyla kendimi kasa kasa gecenin sonunda iyi bir baş ağrısı ve ertesi gün keşke çıkmasaydım diyerek uyanıyorum.

Hayran olduğum eğlence bağımlısı ve kendisini akışa kaptıran insanların davranışlarını gözlemlerken de bazen gerçekten utanıyorum. Rahat olmak, eğlenebilmek elbette ki bir tercih ama eğlenirken kendini kaybetmek en azından saygını kaybetmek bana hiçbir zaman doğru gelmedi, gelemedi. Belki de onları gördükçe kontrol bağımlısı oldum bilemiyorum.

Katıldığımız bir davette çalışanları gözlemledim bu sefer de. Saygıyı kaybetmemek lazım dedim ya özellikle de hizmet eden insanlara olan saygımızı kaybetmemeliyiz. Fütursuzca eğlenmenin en çok zarar gören tarafı kesinlikle siz gittikten sonra arkanızdan kalanları toplayan insanlar. Bu onların işi, profesyonel olmak zorundalar derseniz sizin de insan olmanız gerektiğini hatırlatmak zorunda kalırım.

Evet profesyonelliğimize göre alınganlıklarımızı kenara bırakmalıyız ama hassasiyeti elden bırakmadan empati kurarak yaşamanın daha kolay ve kimseye zarar vermediğini gördüm. Bir içecek markasının standında çalışan barmen ile göz göze geldik, bana içecek hazırlamasını rica ettim ve hatırını sordum. Gecenin süper kahramanlarına hatır sormayı hiç ihmal etmem mutlaka gönüllerini alırım ki yaptıkları işi keyifle yapabilsinler. Fakat ben hatırını sorduğumda gözleri parladı, teşekkür etti. “Böyle bir ortamda bu kadar kalifiye insan varken beklentim daha farklıydı, en azından biraz saygıyı hak ettiğimizi düşünüyorum.” dedi.

İnsanlar adına ben utandım, “Bu kadar yorulabileceği kimsenin aklına zaten gelmiyor onu anladım da kimse ruhsal yorgunluğu da hesap edemiyor mu ya?” dedim. Ankara cemiyet hayatı kokteyller hazırlanırken bardakları barmenlerin ellerinden alıp, buz kovalarına ellerini daldırıyor, zaten bir tane içip sonra tekrar alabilecekken tek seferde on kokteyl hazırlatıyor- ki yarısı ziyan oluyor-, bir kokteyl alabilmek adına birbirlerini itip kakıyorlar ve ben bunları dinlerken ruhum daralıyor. Milyon dolar cirosu olan şirketlerin çalışanları normalde vay be diyeceğimiz insanlar gözümde mikroskobik incelemeye tabii tutulma düzeyine indiler.

Bunun dışında organizasyonu yapan ekibin sıkı çalışması, onca insanı o gece istihdam etmeleri ve tüm değer verdikleri insanlara böyle bir anı yaşatma çabaları ise takdire şayan bir davranış. Bence icabet ettiğimiz davetlerde bizleri davet eden insanların zarafetlerine uygun davranmalıyız. Bizler için verdikleri emeğe karşılık mutlaka biz de zarafetimizi korumalıyız, neticede biz o insanların birer yansımasıyız.

Bu yaşadığım tecrübe de bana gece hayatında çalışan biriyle röportaj yapma ilhamı verdi ve önümüzdeki haftalarda size gece hayatının derinliklerini anlatacağım bir röportaj sunacağım. Girizgahın sinyalini bu haftadan vereyim ama eğlenirken dikkatli olun derim. Bir hikâyede sizden çıkmasın.

İyi haftalar dilerim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık