Pandemi dönemini nasıl daha rahat atlatırız?

Bugün Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Haşim Çoruk ile beraberiz. Kendisi bizi muayenehanesinde ağırladı. Haşim Bey , kendinizi kısaca tanıtır mısınız?  27 yıllık doktorum, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanıyım. Yaklaşık...

29 Ekim 2020, 15:52 Gülseren Şenyüzlü
Pandemi dönemini nasıl daha rahat atlatırız?

Bugün Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Haşim Çoruk ile beraberiz. Kendisi bizi muayenehanesinde ağırladı.

Haşim Bey , kendinizi kısaca tanıtır mısınız? 

27 yıllık doktorum, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanıyım.
Yaklaşık 15 yıldır, serbest muayene hekimi olarak çalışmaktayım.
Aynı zamanda 23 yıldır akupunktur uygulayıcısıyım. 


Bu aralar gündemde pandemi var ve biliyorsunuz dünya olarak mücadelemiz devam ediyor. Son zamanlarda çok söz edilen  “2. Salgın Dalgası” hakkındaki görüşünüzü öğrenebilir miyiz? 

Sayın Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca’nın bundan bir süre önce COVID-19 testlerinin yüzde 10’unun ‘pozitif’ çıktığı yolundaki açıklamasını dikkate alırsak şuan günde yaklaşık 11-12 bin civarında covid testi pozitif çıkmış kişi ile karşılaşmaktayız. 
Bu da tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddetli bir ikinci dalgayı yaşadığımızı göstermektedir.  Sağlık Bakanlığı covid testi pozitif çıkanlarla covid-19 hastalık bulgularını gösterenleri sayı olarak birbirinden ayırmaktadır. 
Hastalık bulgusu olmasa da testi pozitif çıkan kişiler de virüsü çevresine yaymaktadır. Bazen bu kişiler hasta olmadıkları için daha dikkatsiz oluyor ve bu durum da virüsün bulaşma riskini artırıyor. 
Son günlerde günlük hasta sayısı düzenli bir şekilde artmış ve ilk kez bu haftanın başında günlük İki bin eşiğini geçmiştir. 
Gerekli tedbirlerimizi çok hızlı bir şekilde almazsak bu kış gerçekten çok zor geçecek. 
Şu an Eskişehir artış hızında ilk 7 il içinde yer alıyor. ve günlük 400-600 arası covid pozitif vaka sırf Eskişehir’de tespit edilmektedir. 
Bazı uzmanlara göre hâlâ aramızda bu virüsü taşıyıp etrafına bulaştıran ve virüsü taşıdığından haberi bile olmayan, “en az 1 milyon virüs yayıcısı” var.” Ve bu hayalet taşıyıcıların mümkün olduğu kadar erken belirlenmeleri ve acilen izole edilmeleri gerekli…”


Bu konuda sizin önerileriniz nelerdir?


“Maskesiz çıkmam abi “prensibini kesinlikle benimsemeliyiz.
 Evden çıktığımız andan itibaren her zaman maskemizi takmalıyız. Maske takmamayı, maske kolumuzda gezmeyi veya maskeyi çenemizin altına indirmeyi bir çeşit hava atma veya ben covid-19dan korkmam bana bir şey olmaz diyerek gereksiz ve saçma öz güven patlaması yapmamalıyız.
Kişiler maskelerini takarken burnunu açıkta bırakıyor. Oysa bilimsel olarak da net ve açık olarak gösterildi ki maskelerin faydalı olabilmesi için “ağız, burun ve çeneyi kapayacak şekilde takılması ve yanlarda boşluk kalmaması” gerekiyor.
Geliştirilmekte olan aşıların %60 koruyucu olduğunu düşünürsek, %90 koruyuculuk sağlayan maske çoğu zaman aşıdan bile daha etkilidir.
Bu yıl zor bir kış olacak demiştiniz konuşmanızın başında, nedenini açıklar mısınız? 

•    Havalar soğuyacak. 
•    Ultraviyole ışınlarından faydalanma olasılığımız azalacak.
•    Kalabalıklar kapalı ortamlara taşınacak. 
Ve bunların neticesinde de virüs yüklü partiküller havada daha uzun sürede kalacak. Hastalığın solunumla bulaşma ihtimali artacak.
Ayrıca kış aylarında kapalı ortamlarda kalma süremizin artması da önemli bir handikap haline gelecek. Bu olumsuz gelişmeler virüsün daha kolay bulaşmasına neden olacak. 
Sadece işyerleri, toplu taşıma araçları, okullar için söz konusu değil bu tehlikeler.  Evlerimiz için de aynı tehlikeler geçerli. Evlerimizde de aynı problemler yaşanacak. Aile içi bulaşmalara bağlı vaka sayıları muhtemelen daha da artacak. 
Son günlerde covid pozitif vakaları genelde tüm ailenin hastalığa bulaşması  şeklinde olmaktadır.  Bu nedenle “maske meselesi”, daha doğrusu “maske farkındalığı” ve “sosyal mesafeye uyma” zarureti bu kış çok daha önemli bir ayrıntı, vazgeçilmez bir zaruret. 
Tavsiyem şu: “Ailenizle birlikteyken de misafirlerinizi ağırlarken de toplu taşıma araçlarında seyahat ederken de işinizi gücünüzü yaparken de bu bilgileri daima hatırlayın. Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırarak temiz havanın gücünden faydalanmaya, maske ve mesafe kuralına uymaya devam edin.”

Peki, nerede hata yaptık da covid bu boyutlara ulaştı? 


Uzayan pandemi süreci hepimizi yordu, süre giden sorunlar koronaya olan dikkat ve konsantrasyonumuzu ikinci plana itti.
Sanki bu olumsuz gelişmeler yetmezmiş gibi “hastalığın eskisi kadar ağır seyretmediği, zatürreye yakalananların ve ölüm oranlarının azaldığı algısı” da maalesef zihinlerde yer etti ve olayı hafife almaya başladık.

Kış yaklaşınca pandemi gündemine bir de grip gündemi eklendi.
Şimdi merak edilen iki önemli soru var:
•    Birincisi grip aşısı yaptırıp yaptırmayacağımız, 
•    İkincisi de COVID-19 ve gribe aynı anda yakalanıp yakalanmayacağımız. Bu konularda ne söylemek istersiniz?

Özellikle risk grubunda olanların; hamilelerin, yaşlı ve düşkünlerin, kronik hastalığı, organ yetmezliği sorunu yaşayanların ve çocukların öncelikle muhtemel bir grip enfeksiyonuna karşı aşılanmaları gerekiyor. 
Grip aşısının koruyucu özelliği çok yüksek olmasa da riskli kişiler için ciddi bir antikor savunması oluşturma ihtimali çok yüksek. 
Bir taraftan da bazı covid19 başlangıç belirtileri grip bulguları ile karışmaktadır, en azından grip aşısı olanlar daha erken covid19 şüphesini düşünebilirler.
 Birçok hastamız grip aşısını alabilmek için eczanelere başvurmakta, eczaneler de reçete istemektedir. 
E-nabız reçete sistemi üzerinden grip aşısı yazabilmek için riskli gruba girebilmek neredeyse sayısal lotonun çıkmasından daha zor bir hale geldi.

 Aynı anda hem covid hem de grip olursak ne olacak ?

Temel tıbbi bilgilere göre hem grip, hem de covid19 aynı anda olmamız çok zor görünüyor. 
Covid 19’dan korunmak için kullanacağımız “maske-mesafe-temizlik/hijyen” üçlüsü bize zaten grip için de ciddi bir savunma gücü sağlayacaktır. Bu sayede de aynı zamanda gribe yakalanma ihtimalimiz, bu sonbahar ve geçen kışa oranla daha düşük olacaktır. 
Diğer taraftan aynı anda 2 ayrı viral enfeksiyonun birlikte geçirme ihtimaliniz de oldukça düşük. 
Bir virüs enfeksiyonuna karşı alarma geçen bağışıklık sistemimiz bedenimize ikinci bir virüsün yerleşme ihtimalini çok aza indiriyor. Kısacası, ilk virüs enfeksiyonu sırasında alarma geçen bağışıklık sistemimiz, ikinci bir virüs enfeksiyonuna kolay kolay izin vermiyor.
 “Yine de covid19 davranış olarak birçok virüs den farklı davranabilmektedir. Bu yüzden her zaman tedbirimizi almalı ve test uygulama sıklığımızı artırmalıyız.”


Sizce Covid-19 testini ne zaman yaptırmalıyız?
Birçok işletme seri halde tarama testleri yapıyor şu anda. Kişisel olarak şüpheli durumlarda test için hastanelere başvurmakta fayda vardır.


Peki bu şüpheli durumlar neler?
 
En önemli covid-19 bulgusu ateştir, ateş yükselmesi en sık rastlanan bulgudur. Boğaz ağrısı, kuruluğu ve boğazda yanma da oldukça sık görülür. Koku kaybı ve baş ağrısı da sık rastlanan bulgulardır.  Son günlerde bel ağrısı da oldukça sık rastlanan bulguların arasında yer alıyor.
 Bu bulguların kendimizde olduğundan şüphelenirsek en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurmalıyız.  Covid19’ dan korunmak için maske, mesafe kontrolü dışında nelere dikkat etmeliyiz.
Sigara içmeyelim zira hastalık seyri sigara içenlerde daha ağır olabiliyor, içilen ortamlarda da bulunmayın.  Temiz ve iyi havalandırılmış ortamlarda bulunalım. Beslenmemize özen gösterelim. Sebze ve meyve tüketimini artıralım. Alkolden uzak duralım.  Her gün yürüyün. Temiz havada açık alanlarda veya evinizin içinde bile günde en az 5 bin adımı hedefleyin.  Uyku düzenimizi mutlaka sağlayalım. Stres yönetimine dikkat gösterin. Düzenli ve her zamankinden daha fazla su tüketin. 
Daha keyifli, daha huzurlu, daha kaygısız ve daha neşeli bir ortam savunma sistemimizi hep daha aktif yapacaktır.


 Covid’ den korunmak için sağlıklı beslenme tavsiyeleriniz neler?


Salgının yayılmasını önlemek ve korunmak amacıyla bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir beslenme biçimi önemlidir. Zaten normalde hep bu şekilde besleniyor olup bu gibi durumlara vücudumuzu hazır bulundurmalıyız.
Öncelikle temiz beslenmeden geçiyor bağışıklık sistemimiz, bunu unutmayalım. Alkol, şeker ve paketli işlenmiş gıdalardan uzak duralım. Bunları tüketmek bağışıklık sistemini baskılar. Şekerden (sadece bakkal şekeri değil, her türlü şekerli yiyecek ve içecekten), aşırı un ve nişasta tüketiminden uzak durmalıyız. Bu gıdaları tüketmeyince zaten otomatik olarak sağlıklı beslenmiş oluyorsunuz. 
Proteinler savunma sistemimizde oldukça önemlidir, yeteri kadar protein almak çok önemlidir. Et ürünleri genel işlenmemiş gıdalar olmalıdır, örneğin salam, sosis gibi gıdaların yerine köfte, balık, tavuk veya hindi eti tercih edilmelidir. Yumurta, probiyotik bir yoğurt ve peynir çok önemlidir. Baklagiller de yağ oranı düşük oldukça değerli protein kaynağıdır. 
Sebze tüketimi de çok önemlidir. Sebze seçimlerimizde sülfür zengini lahana, karnabahar, turp, roka, tere, soğan, sarımsak daha bol ve sık bulunmalıdır. Bunlar içerdikleri antioksidanlar, polifenoller, vitamin, mineraller ve posa zenginlikleriyle de güçlü yiyeceklerdir.
Renkli ve taze sebzelere, özellikle kırmızı, mor, siyah renklilere (mor lahana, siyah fasulye ve mercimek, mor/siyah turp havuç) ağırlık verelim.
Köklü sebzelere (yerelması, kereviz, soğan, sarmısak, pırasa, turp, pancar, havuç) özellikle kış aylarında önem gösterelim.
Kuvarsetin zengini soğan, elma; apigenin zengini, maydanoz, kereviz, enginar; kateşin zengini yeşil ve siyah çay; miristin zengini domates, portakal, greyfurt ve fındığa sofralarımızda daha sıkça yer verelim.
Öğünlerimizde tabağımızın yarısı protein yarısı sebze den oluşmalıdır.
Salata tüketimi çok önemlidir özellikle kış aylarında havuç, turp ve kırmızı lahanadan oluşan salatalar çok sağlıklıdır. 
Meyve her zaman olmalıdır, ama yüksek şekeri olan meyveleri azaltmamız gereklidir. Şu günlerde nar, mandalina, kivi, portakal, hünnap, iğde, kızılcık, kırmızı erik ve greyfurt en iyi tercihlerdir.
Bol ve yeterli miktarda su içmeliyiz, suyumuz özellikle bol mineralli sular olmalıdır. Maden suyu tüketmeyi de unutmamalıyız.


Covid 19 dan korunmak için önereceğiniz takviyeler var mıdır ?

Yapılan araştırmalar  grip türlerinin ortaya çıkmasının nedeni olarak düşük D vitamini düzeylerinin etkili olduğunu göstermiştir. 
Covid-19 vakalarında da D vitamini düşüklüğüne sık rastlanmıştır. D vitamini, solunum sistemi enfeksiyonları, insan bağışıklık yetmezliği, virüs enfeksiyonu gibi birçok enfeksiyon üzerinde doğal ve kazanılmış bağışıklık sistemini işlevsel hale getirerek olumlu etkiler göstermektedir. Düşük D vitamini seviyelerimiz varsa takviye kullanabiliriz.
C vitamini de özelikle enfeksiyondan korunmak için olmazsa olmazımızdır. Bazı çalışmalar ise B12 vitamin seviyesi düşüklüğünün covid19 hastalık seyrini ağırlaştırdığını belirtmiştir. 
D ,C ve B12 seviyeniz düşükse takviye kullanmakta fayda vardır. 
A vitamini de savunma sistemimizin olmazsa olmazlarındandır. 

Çinko, magnezyum, selenyum ve demir düşüklüğü de giderilmesi gerekli durumlardır.
Kara mürver ve Beta -glukan belki de hiçbir dönemde olmadığı kadar revaçta olan takviyelerdir. Mürver meyvesinin özünde virüsü öldüren madde mevcuttur.
Beta-glukan, virüs, bakteri, mantar ve parazitik enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasını sağlar. Monositler, makrofajlar, granülositler ve doğal öldürücü hücreler beta-glukanı tanıyan ve bağlayan özel yüzey reseptörlerine sahiptirler. Bu reseptörler beta-glukan zincirlerinin spesifik yapılarına bağlanırlar ve beta glukanın bağışıklık sisteminin uyarıcısı olarak işlev görmesini sağlarlar. Beta-glukan bağışıklık sisteminin iyi bir düzenleyicisidir ve özellikle 1,3/1,6 beta-glukanın güçlü immünomodülatör aktivite gösterdiği bilinmektedir.
Biz kliniğimizde genellikle en kuvvetli antioksidan olan glutatyon uygulamasını, C vitamini, B kompleks vitaminleri, D vitamini, E vitamini, magnezyum, asetilsistein, çinko, curcumin karışımları ile beraber uygulamaktayız.
Ayrıca ozon uygulaması da kuvvetli bir bakteri ve virüs öldürücüsüdür.

Covid aşısı bizi kurtaracak mı bu virüsten?

Şu anda geliştirilmekte olan aşılardan 2 tanesi güncel kullanıma çok yakın. 
Tahminen kasım sonu aralık başı gibi uygulamalar başlayacak. 
EMA tarafından onay alan aşı için AB ülkeleri 250 milyon sipariş verdi. Tahmini kısa sürede 1 milyon doz üretilecek. Bu demektir ki elimizde çok kuvvetli bir aşı dahi olsa tüm dünya da aşı uygulamasının yaygınlaşması en iyi ihtimalle 8 -10 ayımızı alabilir.  

Haşim Bey bu değerli bilgiler için size çok teşekkür ediyoruz. Aslında sizinle daha çok akupunktur ve diğer rehabilitasyon knularını konuşmak istiyordum.  Ancak bir doktor bulunca doğal oalrak pandemi konusunda çok merak edilen soruları sormak istedik. Umarız okuyucularımıza da faydalı olmuştur. Tekrar teşekkür ediyoruz..

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:27
Güneş 05:22
Öğle 13:04
İkindi 17:01
Akşam 20:35
Yatsı 22:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30