Acun Ilıcalı Parti mi kuracak?

Dominik'te Instagram'da yaptığı canlı yayınla izlenme rekoru kıran Acun Ilıcalı, Hürriyet'ten Hakan Gence'ye verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulundu.

MEDYA 31.05.2020, 12:08 31.05.2020, 12:23
Acun Ilıcalı Parti mi kuracak?

İşte Hürriyet'ten Hakan Günce'nin yaptığı o röportaj;

Geçen hafta Instagram’dan yaptığı canlı yayın 3 milyon izleyiciye ulaşarak rekor kırdı. Sunuculuğunu da üstlendiği ‘Survivor’ ekranın reytingi en yüksek programlarından. Televizyonculuktaki başarısı ülke sınırını aşmıştı, şimdi de futbol takımı satın alarak çalışma alanını çeşitlendiriyor. Aslında hep göz önünde ama karakterine ve hayatına dair merakımız hiç bitmiyor. Attığı her adım, kurduğu her cümle haber olan Acun Ilıcalı’yla konuştuk. Onu Dominik’te ancak gece yarısı yakalayabiliyorum. Karşımda ekranda göründüğü gibi sıcak bir adam var. Uzun zamandır işin patronu olduğu halde hâlâ neredeyse nefes almadan çalışmasını, “Normal bir insan olmadığım kesin” diye açıklıyor, “Köşeye çekilirsem bu kadar eğlenemem” diye de ekliyor. Herkesin özendiği hayatını başa sardığımızdaysa karanlık günlerini anmadan edemiyor: “Hayatımın 25 yaşına kadar olan bölümünde 10 bin insanda ancak bir kişinin yaşayacağı zorluk ve acıları yaşayıp bu noktaya geldim.” Acun Ilıcalı’yla ona “Aslında ben gerçek bir survivor’ım” dedirten hayat hikâyesinden geçen hafta kırdığı dünya rekoruna ve merak edilen yanlarına uzanan derin bir sohbete oturuyoruz.

Başarılı, varlıklı, güçlü bir adamsınız. Seveniniz de çok. Nasıldır Acun Ilıcalı olmak?

Dünyadaki en zevkli mesleklerden birini yapıyorum. İş hayatım tatilde geçirdiğim vakitten daha eğlenceli. Nasıl yani? Eğlence programı üretiyorum, kendim de eğleniyorum. Kışın Karayipler’de çalışmam, yazın Çeşme’de ve Bodrum’da yeni projeler üretmem gerekiyor. Sonbaharda ‘O Ses Türkiye’deyim. Solumda Türkiye’nin çok önemli sesleri, sağımda en iyi yetenekleri... Onların yaptığı müziği dinliyorum... Bir şeyler bu boyutta yolunda gidebilir mi? Aslında çok saçma bir durum var. O zaman gerçekten hayat size güzel... Yok. Aslında biliyor musun bunların yanında ben birkaç organı alınmış biri gibiyim.

Neden?

20 yaşımda annemi ve babamı kaybettim. Şu an yaşadığım mutluluğun annem ve babam hayattayken 10 kat fazlasını yaşıyordum. Onların kaybından sonra hayatta alacağım zevklerin hepsi eksik kaldı. Fiziksel engelli kardeşlerimiz var, ben de bu açıdan psikolojik engelli bir insanım.

Karşıdan bakanlar parlak bir hayat görüyor. Bu hayatın diğer yüzünü biraz anlatır mısınız?

Hayatımın 25 yaşına kadar olan bölümünde 10 bin insanda ancak bir kişinin yaşayacağı zorluk ve acıları yaşayıp bu noktaya geldim.

Nelerdi onlar?

25 yaşıma kadar; bir trafik kazası geçirdim, boynum kırılacak derecede hasar gördü, yanımdaki arkadaşımı kaybettim. Okuldan atılmış, iflas etmiş, evlenip boşanmıştım. Annemi ve babamı bir trafik kazasında kaybetmiştim ve kızım o kazadan ağır yaralı kurtulmuştu.

Bu travmaların bir araya geldiği bir hayat başlangıcı sizi nasıl etkiledi?

İç dünyamı erken olgunlaştırdı. Bu hayatta aslında ben gerçek bir survivor’ım.

Herkesin hayallerini gerçekleştiren kişisiniz. Sizin gerçekleşmeyen bir hayaliniz oldu mu?

Bu kadar dipten, bir şekilde bulunduğum yere gelmek benim için hayalini bile kurabildiğim bir şey değildi. Sanırım kendi hayallerimi bitirdiğim için artık insanların hayallerini kovalıyorum. Geçenlerde arkadaşlarıma espri olarak, “İleride bir parti kuracağım. Partinin adı da Rahat Parti olacak” dedim. Sloganım da, “Ben yırttım, şimdi sıra sizde” olur herhalde (gülüyor).

Siyasete girer misiniz?

Girmem.

Yaşadığınız hayata bakıp kolayca gıcık olunabilecek birisiniz. Ama insanlar sizi çok seviyor. Neden sizce?

Birincisi, maddiyatla adam olunmadığını düşündüğümü insanlara hissettiriyorum. İkincisi, insanlar gözlerinin önünde sabah-akşam çalışarak bir noktaya gelmiş bir insana karşı daha çok takdirle bakıyorlar.

Instagram’da canlı yayın yaparak 3 milyon kişiye ulaşıp dünya rekoru kırdınız. Beklediğiniz bir rakam mıydı?

2 milyonu geçeceğimizi tahmin ediyordum. Fakat iki dakikada 3 milyonu geçmek biraz şaşırttı. Ama şunu da gösterdi; eğer isteseydik, o rakam 4-5 milyona da ulaşırdı.

Böyle bir güce sahip olmak ne hissettiriyor?

Seyirciyle bu iletişimim yıllardır var. Katıldığım herhangi bir programın reytingini ciddi derece yükseltiyorum. Bunun için her gün şükrediyorum, büyük gurur...

Egonuz tavan yapmıyor mu?

Ego değil ama ruhum doyuyor. Korkunç bir sevgi seli... Bu sevgiyi hissetmek insanı son derecede mutlu ediyor. Çok güvendiğim bir dostum var, psikolog Gülseren Budayıcıoğlu. Geçen yaz Bodrum’da buluştuk. O sırada 20 dakika içinde yanıma gelenlerle 200 fotoğraf çektirdim. İkinci buluşmamızda bana, “Bu sevgiyi yaşayan birinin, ‘Şunu dert ettim’, ‘Bunu dert ettim’ diye düşünmemesi lazım” dedi. Ben de her zaman bu sevginin değerini bilmem gerektiğine inanıyorum.

Bir gün şöhretim biterse korkusu yaşıyor musunuz?

Bu korkuyu hiç yaşamadım. Çünkü benim şöhrete dayalı bir hayatım yok. İç dünyamın da şöhretle bir bağlantısı yok. Dostlarımla, çocuklarımla vakit geçirip zaten kendi çevremin bana verdiği sevgiyle yeteri kadar doyuma ulaşıyorum. Bu konuda karnım tok. Toplumdan aldığım sevgiyse üzerine tatlısı oluyor.

Hem bir medya patronu hem bir televizyon yüzü olarak bu kadar tanınırken hayatta kaçırdığınız küçük zevkleriniz oluyor mu?

Benim kalabalıklar içinde aktivitelerim hiç olmadı. Alışverişi falan sevmem zaten. Muhabirken de öyleydi, arkadaşlarla toplanır PlayStation turnuvaları yapardık. Ama şunu diyebilirim; maç izlemeyi çok seviyorum ve artık kalabalıkla maç seyretme şansım yok. Ama sevilen biri olmak yine bir avantaj. Mesela Anadolu’da maçlara gittiğimde bütün kulüplerin başkanları ağırlıyor. O adrenalini yaşayamasan da benzeri bir ortam sana bir şekilde sağlanabiliyor.

Sosyal medyada fake (gerçek olmayan isimle açılmış) hesabınız var mı?

Instagram’da var.

Neden?

Yanlışlıkla birini ‘like’lamak gibi olaylar yaşamak istemiyorum. Bir de üstüne bunlar haber olursa “Yanlışlıkla beğendim” de diyemiyorsun. Ayrıca sürat gibi konularda ekstrem paylaşımlar yapan sayfaları takip ediyorum. O sayfalardaki paylaşımlara bakıp kendimi kontrol edebilirim ama başkasına örnek olmak istemem.

Sosyal medyayla son dört aydır daha ilgilisiniz. Bunun sebebi tüm dünyada yayıncılığın dijitale kayması mı?

Dijital için iki yıldır konsantrasyonum yüksek. Bu sene de bu konuda iyi hazırlandık. Yarışmayı dijitale entegre ettik. Ekibime de dijitalde ağırlığımızı hissettirmemiz gerektiğini söyledim. Bununla ilgili projeleri arttıracağım.

Bu yeni bir dijital platform girişimine doğru gider mi?

İlgilenmiyor değilim. Büyük kanallarda yayımlanamayacak bazı projeler için neden olmasın...

Basın tarafına geçmeyi düşünüyor musunuz?

Hayır. Basın size emanet.

Her gün reyting stresi... Bir yandan yöneticilik, bir yandan sunuculuk. Gerilimle nasıl başa çıkıyorsunuz?

Normal bir insan olmadığım kesin. Kendi isteğimle iş yoğunluğumu arttıra arttıra öyle bir noktaya geldim ki şu an seninle konuşurken telefonda 220 mesaj okunmayı bekliyor. Birazdan uçağa bineceğim ve yolculuğumun dört saatini sadece bu mesajlara cevap vererek harcayacağım.

Devam edecek enerjiyi nereden buluyorsunuz?

Başarının sağladığı motivasyon beni sürekli yüksek tutuyor. Kariyerimin 25’inci yılı. Show TV’ye girdiğim ilk yıldan beri bir sene öncesinden daha az bir başarı elde etmedim. Bu da tahmin edilmez bir motivasyon sağlıyor.

Başarı zehirlenmesi yaşıyor olabilir misiniz?

Hayır, benimki adrenalin bağımlılığı. İş hayatında aldığım yüksek risklerin temelinde de bu var.

Adrenalin bağımlılığı dediniz. Hız seviyorsunuz. Sürat motorunuz ve son model araçlarınız var. Ölümden korkmuyor musunuz?

Bir korku hissetmiyorum. Mesela geçen yaz tekneyle bir zıpladık. 160 mil hızdaydık. Dalgaya vurduk, tekne havalandı. Geriye doğru gitse paramparça olacaktı. O an bile ölüm korkusu hissetmedim, öyle bir duygum yok. Ama birkaç kere yattığımda, “Ya enteresandı” deyip irkildiğim oldu.

Kaç siyah tişörtünüz var?

300-400 arası.

Tasarım markaların tişörtlerini mi giyersiniz?

Bir ara Hülya Avşar’ın ürettiği tişörtleri giyerdim. Dayım Yener Oral tekstilci. Son zamanlarda onun tişörtlerini giyiyorum. Arkadaşlarımın aldıkları hediye siyah tişörtler ve benim beğenip aldıklarım da var.

Neden sadece siyah tişört giyiyorsunuz?

Her gün televizyondayım, “Her gün bir tişört bulacağıma, giyeyim bir siyah tişört, devam edeyim” dedim. Şunu da itiraf edeyim; ben de siyah takım elbise giyenleri anlamıyorum. Onların birbirinden ne farkı var.

Neden hep terliklesiniz?

20 yıldır üç gün üst üste ayakkabı giymemişimdir.

Ayakkabınız var mı?

100 çift ayakkabım vardır. Ama boşa... Daha fazla terliğim vardır. Nefret ediyorum ayakkabı olayından.

Neden?

Düşünsene iki madde var, ayağında devamlı onları taşıyorsun. Kar yağmıyorsa tarzım; çıplak ayak-terlik. Hava soğursa; çorap-terlik. Resmi bir görüşme varsa mecbur ayakkabı giyiyorum. Üç saat içinde mutlaka çıkarmam gerekiyor. Dört saat ayakkabı giydiysem çıldıracak gibi oluyorum.

Bu hafta çok konuşulan bir haber vardı: Serdar Ortaç’ı ‘O Ses Türkiye’ jüri üyeliği için aramışsınız, size gece kulübünde olduğunu söylemiş, siz de telefonu yüzüne kapatmışsınız. Doğru mu?

Aslında olay şöyle oldu, ben ‘O Ses Türkiye’ için konuşmak istedim. Akşam görüşmek üzere sözleştik. Aradım, “Reina’dayım, burada muhabbet güzel, gelsene” dedi. Yüzüne kapamadım, “Ne alaka şimdi, gelemem” dedim. İşe yoğunlaşmıştım. Benim teklifime karşı onun konsantrasyonundan mutlu olmadığım için o iş olmadı. Acun Ilıcalı:İleride bir parti kuracağım, adı Rahat Parti olacak, sloganım da ‘Ben yırttım, sıra sizde’

Bir köşeye çekilip her şeyin tadını çıkarmak varken durmuyorsunuz. Hollanda 1. Futbol Ligi takımlarından Fortuna Sittard’ı satın almakla ilgili görüşmeler yaptığınız söylendi. Bir yandan haftanın her günü program sunuyorsunuz. Nedir bu hırsın sebebi?

Köşeye çekilirsem bu kadar eğlenemem. Her gün ya bir köşeye çekilirsem diye korkuyorum.

Neden bir futbol takımı satın almak istiyorsunuz?

Futbola olan düşkünlüğüm zaten biliniyor. Amacım, şimdiye kadar televizyonculukta keşfettiğim yetenekleri futbol dünyasında da keşfetmek.

Neden o takımı seçtiniz?

Türk ve dünya futboluna sürpriz isimler kazandırmak gibi bir hayalim var. Bu takım da bunun için çok uygun ama daha görüşmelerimiz sürüyor.

Dört kızınız var. Erkek çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?

Her zaman, “Evladın hayırlısı” diyorum. Allah bana öyle kızlar nasip etti ki hayatım boyunca bir gün bile erkek çocuğum olsaydı diye düşünmedim. Bana çok düşkünler ve sevdiklerini her zaman hissettiriyorlar.

Sürekli bir ülkeden diğerine giderken karantinaya Dominik’te kızınız Melisa’yla yakalandınız. Nasıl bir deneyimdi?

Melisa çok huzurlu ve pozitif bir çocuk. Ayrıca bulunduğumuz yerde sürekli sirkülasyon var. Burada çalışanların çocuklarıyla, yarışmacılarla arkadaşlık kurdu. Şimdi yarışmacılar nerede, Melisa orada.

'Patron Acun’ ile ‘sunucu Acun’ ayrımını nasıl yapıyorsunuz? Mesela yönetmeniniz size de herhangi bir sunucuya davrandığı gibi davranabilir mi?

Yönetmenimiz muhabirlik yıllarından beri çalıştığım Mustafa Kazan. Yüzde 90 bütün çekimlerde benimle o konuşur. Doğrucu Davut’tur. Ona ‘Acun Bey’ falan işlemez, bana normal sunucu muamelesi yapar.

‘Survivor’ sayesinde 13 yıldır insanları gözlemliyorsunuz. Bu yarışma size ne öğretti?

Zorluğun insan için en önemli sınav olduğunu. İyi niyetli kişileri yarışmaya alıyoruz

Biraz açsak...

Karşındakinin seni ne kadar sevdiğini, aranızdaki bağın ne kadar güçlü olduğunu öğrenmek mi istiyorsun? Zor duruma düşecek ve karşı tarafın bu konudaki fedakârlığını test edeceksin. Bunun örneklerini ‘Survivor’da çok görüyoruz. ‘Survivor’ bir beyin ve ruh MR’ı. Orada hiçbir şeyi kolay kolay saklamak mümkün değil. Bir noktada mutlaka yakalanırsın. Bizim yarışmacılarımız bu testleri genelde geçiyor. Çünkü iyi niyetli kişileri yarışmaya alıyoruz.

Ses yarışmalarının jürilerinde de kavgacı karakterlere alışkındık. Siz bunu değiştirdiniz. Hep kavga daha çok izlenir sanırdık ama iyi olmak da reyting getiriyormuş, öyle mi?

Öyle bir figürü ben kullanmak istemiyorum. Her projenin içinde zaman zaman tatsızlıklar olabilir ama sadece kavgaya dayalı reyting kirlidir. Senin uzun süreli ömründen yer. Kavgayı seyirci seyreder ama mutlu olmaz. İçin için sevgi bağı seyirciyle kopmaya başlar, yarın öbür gün seni terk eder.

Eskiden yarışmacılar ödül olarak NBA maçlarına gidiyor, dünyayı dolaşıyorlardı. COVID-19 sebebiyle bu sene bu ödüller yok. En şanssız ekip onlar mı oldu?

Şu an 500 metrekarede nehir kenarında klostrofobik bir yerde hayat mücadelesi veriyorlar. Biz de eğlence sayısını ve partileri arttırıp onların psikolojilerini yükseltiriz.

Şimdiye kadarki ‘Survivor’ların içinde en unutamadığınız anı neydi?

Maalesef çalışma arkadaşımız Alper Baycın’ı 27 Haziran 2018’de Dominik’te vahim bir saldırı sonucu kaybettik. Bu benim için en unutulmaz acıydı. Genç ve pırıl pırıl bir kardeşimizdi. Kalbimde büyük bir yaradır.

Bu sezon yarışmaların dışında, ‘Doğduğun Ev Kaderindir’ isimli bir de dizi yaptınız. Devam edecek misiniz dizi yapmaya?

Evet, hatta yeni bir dizi daha yapıyoruz. Aykırı bir iş olacak.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner6
25°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:45
Güneş 05:35
Öğle 13:09
İkindi 17:05
Akşam 20:33
Yatsı 22:15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24