17.04.2020, 15:36 23

Konsolosluk mahkemelerinden sömürge yargısına

“Mütareke döneminde, ceza ve infaz sistemine yapılan müdahaleler de, devletin meşruiyetini ciddi bir şekilde yaralamıştı. Adliye Nezaretinin, cinayetten tutuklu bulunanlardan “sadece Ermeni ve Rum’ların” serbest bırakılmasına ilişkin, cezada eşitlik ilkesine aykırı kararını,1.Dünya Savaşından önce İngiltere’nin İzmir konsolosu olup, mütarekeden sonra albay rütbesiyle vilayete gelen Smith’in işleme koymasına razı olmak büyük bir hataydı. 20 Martta yanında Rum avukat Athinogenini olduğu halde, İzmir Merkez hapishanesine gelen Smith 1250 Hıristiyan’ı serbest bıraktırmıştı”.

Tanzimat öncesi Osmanlı İmparatorluğunda üç çeşit mahkeme vardı: Müslümanların kendi aralarındaki anlaşmazlıklara bakan, geleneksel kurumlar olan Şer’i mahkemeler, gayri müslim tebaanın kendi aralarındaki davalarda yetkili Cemaat mahkemeleri ( Kilise mahkemeleri ), üçüncü olarak da; yabancıların aralarındaki uyuşmazlıklara bakacak olan Konsolosluk mahkemeleri.

Konsolosluk Mahkemeleri, giderek Osmanlının ekonomik ve siyasal prangasına dönüşen kapitülasyonların ürünü idi. Bilindiği gibi kapitülasyonlar emperyalist batı devletlerinin kendilerine ve uyruklarına Osmanlı ülkesinde sağladıkları ekonomik, ticari, siyasi ayrıcalıklardır. Osmanlının çöküşüne koşut olarak aleyhimize hükümleri ağırlaştırılan kapitülasyonlarla ülkede yabancı girişimciler Türklerden daha fazla ticari ayrıcalıklar edindiler. Sonuç yerli burjuvazinin gelişememesi, sermaye birikiminin sağlanamaması oldu. Devletin intiharı anlamına gelen kapitülasyon süreci sonunda Osmanlı ekonomisi tamamen çöktü, ülke yarı sömürge haline geldi.

Batının dayatmaları sonucu Osmanlı mülkünde, Osmanlının denetimi dışında oluşturulan bu mahkemelerin yargı alanı süreç içinde genişledi. Yabancılarla Türk ( Müslüman ) tüccarların davalarına da bu mahkemeler bakmaya başladı. Her nedense konsolosluk mahkemelerinin baktığı davalar çoğu kez Türk tüccarların aleyhine sonuçlanıyordu:
“Osmanlı tebaası olan tüccarların çoğu ticaret kanun ve usullerine vakıf olmadıklarından pek çok zarara uğramışlardır. Hele İslam tüccarlarıyla ecnebiler arasında geçen ticaret davalarını ekseriya avukatları ve tercümanları vasıtasıyla ecnebiler kazanmış ve Müslüman tüccarların müdafaaya vukuflu vekilleri bulunmadığından İslam ticaretine halel gelmiştir. Bundan başka Müslüman olmayan tebaamızdan birçoğu dahi yabancı devletlerin himayesine girip o vesile ile işlerini becermişlerdir…” (1)

1839 Tanzimat fermanı sonrası hukuk alanında çeşitli düzenlemeler yapıldı. Osmanlının iyi niyetle, safça, batının önerdiklerini yapması durumunda egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün onlar tarafından garanti edileceğine ilişkin inancı boşa çıktı. 1856 Islahat Fermanı, 1876 I. Meşrutiyet ve Kanuni Esasi, 1908 II. Meşrutiyet denemeleri Batı emperyalizminin Osmanlıyı parçalama, coğrafyasını paylaşma düşüncesini zerrece etkilemedi. Osmanlının en uzun yüzyılı olarak nitelenen 19. asır boyunca, Osmanlının, çözülüş, çöküş, sömürgeleşmesi artarak devam etti. 
Osmanlının sonu, iç dinamiklere, öz kaynaklara, ulusal çıkarlara dayalı bir ekonomik model ve hukuksal düzenleme yerine, emperyalist devletlerin reçetelerine dayanan yol haritasının hazin örneği olarak tarihteki yerini aldı. Emperyalistlerin ekonomik kıskacın yanında, hukuk prangalarını da kullanarak mazlum ulusların sömürülmesini sürekli kılmak istedikleri çok açıktır. Birinci Dünya Savaşı sonunda, çok önceden verdikleri idam hükmünün infazına hazırlanan emperyalistlere Türk milleti Mustafa Kemal önderliğinde hoşlanmayacakları bir sürpriz hazırladı. Sömürgecilerin idam hükmünü yırttı, zincirlerini de parçaladı. 

Sömürgenlerin ekonomik dayatmalarının, tuzaklarının tarihin tozlu sayfalarında kaldığını, yeni dünya düzeninde bunların yerinin olmadığını düşünmek yanılgıdır. Emperyalizm dayattığı yeni dünya düzeninde uzun deneyimlerinin birikimiyle sömürüsünü yasallaştırmakta, hukuksallaştırmakta, tahkim etmektedir. Dünün konsolosluk mahkemelerinin yerine günümüzde nalıncı keseri gibi hep kendilerine yontan yeni enternasyonal hukuk kurumları yaratmakta, bunları ulusal yargının üstüne çıkararak muhkemleştirmektedir.

Günümüzde bize çok ırak olmayan IRAK’ ta hukuka, insan haklarına, evrensel değerlere saygılarına yakından tanık olduğumuz bir müttefikimizle 1919 Martında İzmir’e uzanalım. Mondros Ateşkesi imzalanmıştır ama, Yunan Ordusunun İzmir’e çıkmasına daha 3 ay vardır: İşgale direnmeyi düşünen kolordu komutanı-vali Nurettin Paşa görevden alınır. Yerine koyu İtilafçı Ahmet İzzet Paşa atanır. Bu atama sonrasında İşbirlikçi Hürriyet ve İtilaf Partisi İzmir şubesi, iyice azıtır. Ulusal direnişe hazırlananları işgalcilere ve saraya ispiyon ederler. Hatta bazıları işgalden sonra Yunan yönetimiyle açıkça işbirliğine giderler: 

“Mütareke döneminde, ceza ve infaz sistemine yapılan müdahaleler de, devletin meşruiyetini ciddi bir şekilde yaralamıştı. Adliye Nezaretinin, cinayetten tutuklu bulunanlardan “sadece Ermeni ve Rum’ların” serbest bırakılmasına ilişkin, cezada eşitlik ilkesine aykırı kararını,1.Dünya Savaşından önce İngiltere’nin İzmir konsolosu olup, mütarekeden sonra albay rütbesiyle vilayete gelen Smith’in işleme koymasına razı olmak büyük bir hataydı. 20 Martta yanında Rum avukat Athinogenini olduğu halde, İzmir Merkez hapishanesine gelen Smith 1250 Hıristiyan’ı serbest bıraktırmıştı”.(2) Aynı durumda bulunan Türk/Müslüman tutuklular da tahliye isteminde bulunurlar. “Padişahım çok yaşa” diye bağırarak bazı Rum-Ermeni mahkumları tutarlar. Bunun üzerine cezaevinin etrafı çevrilir, yapılan müdahale sonucu bir Türk mahkum ölür, bir diğeri yaralanır. Daha sonra Smith aynı avukatla Urla hapishanesindeki mahkumları da bıraktırır. Çeşme cezaevinde hayvan hırsızlığı ve eşkıyalıktan mahkum iki Rum’u da, savaş sırasında İngiliz Ordusunda hizmet ettikleri gerekçesiyle bıraktırmak ister.

Çeşmede bazı Rum ileri gelenleriyle birlikte kaymakam Tahir Beyin makamına giderek, bozuk yolda otomobilinin çamurlandığından bahisle azarlamış, bozuk Türkçesiyle “İşitiyoruz ki teşkilat yapıp, silahlanıyormuşsunuz! Türkiye’yi müttefikleriyle birlikte yendik, top ve tüfeğinizi aldık. Neyinize güveniyorsunuz? Yaptıklarınız hükümetinizin programına da aykırıdır. Sizi medeniyete davet ederim. Vahşete devam ederseniz mahvolacaksınız.” diyerek tehdit etmiştir. 

Irak’ ı özgürleştirme (!) gayretlerini büyük bir özenle aksatmaksızın sürdüren günümüz Smithleri, dünün Smith’lerinin izinden gidiyorlar. Dünün Smith’lerinin bu topraklarda Türk ulusundan, Atatürk’ten aldıkları dersi ardıllarına yeterince anlatmadıkları anlaşılıyor. 

1-Prof. Dr. Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi TTK Av. Hüseyin ÖZBEK 
2-Doç.Dr. Engin Berber, Bir İzmir Kabusu Mütareke ve İşgal Dönemi Üzerine Yazılar

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner6
açık
Namaz Vakti 25 Mayıs 2020
İmsak 03:42
Güneş 05:29
Öğle 13:00
İkindi 16:55
Akşam 20:21
Yatsı 22:00
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20