21.10.2020, 12:27 82

Kahvehaneler mi? Ne olmuş onlara?

Eskiden kahvehanelere “Kıraathane” denirdi. “Kıraat” okumak “hane” ev anlamında… Buna göre kıraathane ,‘Okuma evi’ anlamına geliyor.

Okuma evi, anlamına gelen kıraathanelerde okuryazarlar toplanır; edebiyat, tarih, din ve günlük yaşam üzerine konuşmalar yapar,  satranç oynarlarmış zihinlerini geliştirmek için. Adeta eğitim yuvalarıymış oralar. Yani “Hayat Üniversitesi”

Oraya gelen kişiler aydınların okuduğu şiirleri dinler, sonra üzerinde yorum yaparak değerlendirirler. Okunan halk hikâyeleri, menkıbeler, destanlar, tarih kitapları yorumlanır, karşılıklı fikir alışverişi yapılırdı bu mekânlarda.

Evliya Çelebi, Seyahatname’ sinde Kilis’te 15 kıraathane olduğundan söz eder. 15 kıraathane buna karşılık da şehirde 11 fırın oluşu üzerinde düşünmeye değer bir konu diye düşünüyorum. 

Peçevi Tarihi’nde de kıraathanelerden söz edilirken kıraathanelerin adeta bir halk mektebi olduğundan söz edilmektedir.

Zamanla kıraathane sözcüğünün yerini “kahvehane”nin aldığını görüyoruz
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Tahtakale'de açılan kahvehaneler günümüzdeki gibi başıboşların ve işsizlerin vakit öldürmek için uğradığı yerler değil. Toplumun ileri gelenlerinin gidip beyin fırtınası yaptığı yerlerdi. Hatta kahvehanelere “mektebi irfan veya halk kütüphanesi “adı da verilirdi. "Hayat Fakültesi"  olarak söz edenler bile vardı.. 

Sait Faik’in, "Kıraathaneye gitmemiş bir üniversitelinin tahsilini yarım sayarım. Bu dekansız, doçentsiz, bütçesiz, fakültesiz, tamamen muhtar üniversitelerin tavla şıkırtıları arasında ‘gören bir göz’, ‘işiten bir kulak’ bir memleketin nabzını tutabilir." sözleriyle kahvehaneleri birer eğitim kurumu olarak gördüğünü söyleyebiliriz. 

 "Severim kıraathaneleri. Bir ihtiyar gözlüğünü takmıştır. Ötekisi elinden bir türlü gazeteyi bırakmayana içerlemektedir. İki yaşlı başlı adam, çocuklar gibi olmuş, domino oynamaktadır. Üç kişi hiç aklınıza bile gelmeyen bir siyasal düşüncededir. Bir küçücük, sizin dikkatinizi bile çekmeyen bir haberden neler de neler çıkarılır Yarabbi ! Sonra birdenbire hiç ummadığınız birinin karaborsayı nasıl ortadan kaldıracağını anlatışına dalarsınız. Düşünceleri önce size gülünç gelir. Sonra: Hani hiç de yanlış değil, dersiniz. Soğuk, temiz, beyaz mermerli, ince belli çay bardaklı, mavi, sarı, turuncu fincanlı, köylü zayıf garsonlu, sarı yüzlü ocakçılı İstanbul kıraathaneleri ! İstanbul'u, İstanbul halkını, derdini, beğenisini, bilgisini, becerikliliğini sinemalardan, yılışık, ciddi tiyatrolardan, dahası, evlerden daha çok siz temsil ediyorsunuz. Siz birer tembel yatağı değil, birer bağımsız üniversitesiniz. Üniversiteden daha bağımsızsınız.'' diye devam eder Sait Faik kıraathane ya da kahvehaneleri anlatırken.

Kahvehaneciler hem berber, hem dişçi hem de birer cerrah gibi çalışırlardı. 1800'lü yıllardan itibaren basın yayının da gelişmesiyle kahvehanelere gazete de girmeye başladı. Okuma yazması olan biri kahveci tarafından alınan kitapları yüksek sesle okurdu. Kitabı okuyan kişiden içtiklerinin parası da alınmazdı.

Günümüz de ise tamamen hem şekilce hem içerikçe değişmiş kahvehaneler… Bazılarımızın “h”yi düşürerek söylediği gibi “kave”. Kiminin adı kıraathane de olsa değişen bir şey yok. Artık işsiz güçsüzlerin takıldığı yerler haline gelmiş. Zamanını nerede harcayacağını bilemeyen emeklilerin, karısının (tabir-i caizse) evden kovaladığı erkeklerin sığınma evi haline dönmüş durumda. Kimi maçları izlemek için gider oraya. Takımını destekler, taktik verir oradan. Teknik direktör olur bir süreliğine. 

Kimi de yalnızlığından kurtulmak için oradadır. Kafası karışıkların psikolojik tedavi merkezidir adeta. Bunaldığında gider bir iki saat sohbet eder rahatlar. Şairin dediği gibi: ”Gönül ne kahve ister ne kahvehane, Gönül muhabbet ister kahve bahane.” 
Ne acı, kimi de “beleş“ gazete okumak, için oradadır. (Gazetenin sayfalarını çevirdikçe gelen kokunun verdiği zevk hiçbir şeyde yok diyen gruplarda var internete rağmen…) Kısaca herkesin bir amacı var buralara gitmek için. 
Ne oldu da eski okuma evinden çıkıp tavla oynanan hale geldi bilinmez; ama pek çok kişi kaliteli zaman geçirmeyi isteyecektir diye düşünüyorum. Kişiler bir arayış içinde ama ne sunarsanız onu almak zorundalar. Okuma evleri vardı da biz mi gitmedik, diyenleri duyar gibi oluyorum.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
açık
Namaz Vakti 23 Kasım 2020
İmsak 06:17
Güneş 07:45
Öğle 12:49
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:06
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 8 16
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. Crystal Palace 8 13
10. M. United 8 13
11. Arsenal 9 13
12. Wolverhampton 8 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Fulham 9 4
18. West Bromwich 9 3
19. Burnley 7 2
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Valencia 10 12
9. Elche 8 12
10. Getafe 9 12
11. Real Betis 9 12
12. Barcelona 8 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 10 10
15. Eibar 10 10
16. Athletic Bilbao 8 9
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7