13.04.2020, 21:53 661

Jenga

Covid-19 hakkında yorum yapmama seçeneğim varsa onu kullanacağım. Sanki normal hayatlarımız devam ediyormuş gibi sanki birer ekmek yapma makinesine dönüşmemişiz gibi.

Sabah corona, akşam corona. Markete gidiyorum eve geliyorum, iki saat mutlaka hasta yatıyorum. Sonra bir telefon geliyor, kendime geliyorum. Günde kaç saat telefonla konuştuğumu bilmiyorum. Artık hesaplamaktan vazgeçtim. Evi temizlemek, sürekli çamaşır yıkamak derken sırtımdaki düzleşmeyi de kendime yeni bir aksesuar olarak eklemiş bulunuyorum. Cümleten hayırlı olsun.

Bunun ötesinde bu dönemin en çok dikkat ettiğim tarafı insanların inanılmaz sevgi dolu olmaları. Gerçekliğini hala kafamda oturtamadım. Çünkü dünya bu kadar sevgi dolu insanı kaldıracak kadar yüce bir kütleye sahip mi emin değilim? Gerçi bunca adiliği barındıracak bünyesi varsa sevgiye daha çok yer açabilir…

Fakat bu inanılmaz sevgi doluluk. Son dakikada aşık olmak, son treni kaçırmamak, karantina aşıkları, karantina flörtleri derken kafamda oturtamadığım şeyler daha da kalabalıklaşmaya başladı.

İnsan canının derdindeyken nasıl aşık olmaya obsesyon geliştirebilir ki? Belki de tam olarak kaybetmenin doğru zamanındayızdır ne dersiniz? Bu kadar içimize dönmüşken, bu kadar yalnızlıkla haşır neşir olmayı becerebilmişken, korkunun tam da ecele faydalı olduğu bu günlerde gelin ilişki tavsiyesi değil de size ayrılık tavsiyeleri vereyim.

Zamanı tersine işletmeyi oldum olası çok severim. Gündüz yapılacak her işi geceye bırakırım mesela… Gecenin karanlığında 4.5 derece bozuk gözüm görmeye görmeye kitap okumayı çok severim. Loş ışıkta çalışmak en sevdiğim aktivitemken, “Bir daha mı geleceğim dünyaya?” diye ekran parlaklığımı %100’de kullanırım.

O yüzden herkes sevgi doluyken ben yalnız yaşamanın inceliklerine takıldım bu aralar. Başarabiliyoruz. Gerisi ağırlık…

Matthew McConaughey (canım) ve Kate Hudson (meh)’ın beraber oynadıkları 10 Günde Bir Adam Nasıl Kaybedilir?’i her iki tarafa da uyarlayalım mı?

SIK SIK YALAN SÖYLEYİN

İlişkiyi ilişki yapan aşk olduğu kadar da güven. Güveni zedelemek bir ilişkinin bitişinin başlangıcı oluyor. Çevremdeki toksik ilişkilere bakıyorum, mutlaka yalanla başlamış ilişkiler. “Hala nasıl sürdürüyorlar?” diye bazen kafa yoruyorum ve cevabı kucağımda buluyorum. Elbette yalanla.

Yalnız kalma, tekrar arayışa geçme korkusu yüzünden zaten yalanla mahvedilen ilişkiler daha da dibe batarak yalanla sürüyor. İki tarafta birbirinden habersiz koca bir mutsuzluk denizinde çırpınarak yüzüyor. Üstelik kimin ne kadar iyi bir yüzücü olduğunun zerre kadar önemi yok. Yalan söyleyen de yalana maruz kalan da artık o yalanla yaşamaya alıştığı için ilişkinin gereksinimi yalnızca yalan oluyor. Artık yalansız yaşanmayan toksik bir ilişkinin içinde haftada en az 1 kavgayla ve dramla beslenir hale geliyorlar. Mevcut ve yolunda giden ilişkiniz bu günlerde gözünüze batıyorsa mutlaka denemeniz gerektiğini düşünüyorum. Henüz işe yaramayan tek bir ilişki görmedim.

SAYGISIZLIĞI ALIŞKANLIĞA DÖNÜŞTÜRÜN

E madem yalan söyledik, karşımızdakini aptal yerine koyduk ve bundan hiç rahatsız olmadık, o zaman jengadan bir taş daha çekebiliriz. Dangır dungur çekin hiç dikkatli olmanıza gerek yok. Sonuçta karşımızdakini önemsediğimiz bir ilişkinin kucağındayız, duygusal olarak incindi mi incinmedi mi düşünmek zorunda değiliz. 10 gündür dizinizdeki yapış yapış olmuş yara bandını çeker gibi cart diye çekeceksiniz bu oyunda taşları. Karşınızdaki insanla konuşurken mutlaka onu dinlemediğinizi hissettirin, empati kurmak bir yana, söylediklerine hakaret ve küfürle cevap verirseniz saygısızlığın kitabını yazabilirsiniz. Karşınızdaki insanın dini, milli, kültürel tüm hassasiyetlerine yokmuş gibi davranmalısınız. Söylediği her şey aptalca gelmeli ve bunu sıklıkla yüzüne vurmalısınız. Siz bu dünyadaki en zeki canlısınız ve sizden daha zeki bir canlı olması pek de mümkün değil. Öyle bir tahakküm kuracaksınız ki karşınızdaki insan uğradığı tacizden rahatsızlık duysa bile bunu size söyleyebilecek cesareti olamasın.

YÜZSÜZLÜK YAPMAKTAN ÇEKİNMEYİN

Yalan söylediniz, saygısızlığı alışkanlık haline getirdiniz. Ses tonları rezalet, küfürler havada uçuşuyor derken karşınızdaki insan artık yavaş yavaş kendine gelmeye başlıyor. Çünkü o zihinsel uyuşukluk da bir yere kadar, “Ben daha önce böyle biri değildim!” demeye başlıyor. Hah işte tam olarak yüzsüzlük aşamasına geçiş burada başlıyor. Çünkü farkındalık kadar kendinizi zayıf hissettirecek ikinci bir duygu yok. Karşı tarafın bazı şeyleri fark etmesi demek sizin o ilişkideki gücünüzü kaybetmeniz anlamına gelir ve biz bunu asla istemeyiz. (Bilim kurgu filmi gibi hissettim, sizli bizli, sanki birer minik İsviçreli bilim insanı gibi…) İş bu hale geldikten sonra yüzsüzlük bayrağını elinize alın ve “SAYENDE” kozunu oynayın. Bu karşınızdaki insanın kafa karışıklığını belirli bir seviyede tutmaya yetecektir. Çünkü gölgesiyle bile kavgalı bir insanla birlikte olduğuna kimse inanmak istemez. O kadar emin olacaksınız ki kendinizden ve kurban her sorunda “Neyi yanlış yapıyorum?” diye düşünmekten kendisini alamayacak, sonunda da sizinle kavga etmeye enerjisi kalmayacak…

Uzun süredir yazmadığımı düşünürsek birden tüm reçeteyi vermeye gönlüm razı olmadı ve editörüme sordum bunu bir yazı dizisine dönüştürmenin iznini kaptım. Çok şanslıyım, iyi editörlerle çalışmak da başka bir dünyanın ödülüdür bana. İlk üç maddeyi eksiksiz yerine getiriyorsanız sonraki maddelerde çok zorlanacağınızı sanmıyorum. Şimdilik verdiğim tarifi kendinize uyarlayın bakalım hangi noktadayız. Bu arada beni bilgilendirmekten çekinmeyin. Şu günlerde yapacak çok da eğlenceli işlerim yok. Rutin iş hayatı evden devam edebildiği kadar ediyor, Nekşflikş’te artık kendini tekrarlamaya başladı ve kıyamet senaryolu diziler de eskisi kadar cazip gelmiyor. Hatta ben de buna madde eklerim derseniz bir sonraki makalede görüşmek üzere. Şimdilik takipte kalın.

Sağlıklı kalın…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner6
10°
açık
Namaz Vakti 25 Mayıs 2020
İmsak 03:42
Güneş 05:29
Öğle 13:00
İkindi 16:55
Akşam 20:21
Yatsı 22:00
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20